12 Aralık 2008 Cuma

Özlüyorum seni..

Seems like it was yesterday when I saw your face
You told me how proud you were, but I walked away
If only I knew what I know today
Ooh, ooh
I would hold you in my arms
I would take the pain away
Thank you for all you've done
Forgive all your mistakes
There's nothing I wouldn't do
To hear your voice again
Sometimes I wanna call ya
But I know you won't be there

Ohh I'm sorry for blaming you
For everything I just couldn't do
And I've hurt myself by hurting you

Some days I feel broke inside but I won't admit
Sometimes I just wanna hide 'cause it's you I miss
And it's so hard to say goodbye
When it comes to this

Would you tell me I was wrong?
Would you help me understand?
Are you looking down upon me?
Are you proud of who I am?

There's nothing I wouldn't do
To have just one more chance
To look into your eyes
And see you looking back

Ohh I'm sorry for blaming you
For everything I just couldn't do
And I've hurt myself, ohh

If I had just one more day
I would tell you how much that I've missed you
Since you've been away
Ooh, it's dangerous
It's so out of line
To try and turn back time

I'm sorry for blaming you
For everything I just couldn't do
And I've hurt myself by hurting you

05 Aralık 2008 Cuma

Neden düşünürüz, hiç düşündükmü? :)

Düşünme eylemi hakkında düşündüm geçen gün. Neden düşünürüz, düşününce elimize ne geçer, düşünmenin bünyemiz ve hayatımız üzerindeki faydaları nelerdir? Sonra bunu bile düşünmek zorunda kaldığımıza göre bi işe yaramıyo aslında diye düşündüm..

Sonra kendı hayatımı baz aldım.. Dedimki düşünüyorum da noluyo? Bunuda hayatımın belirli donemlerıne ayırdım tartısırken kenı ıcımde..

- İs hayatım

İs hayatında sürekli düşündükce aslında ne kadar anlamsız seylerle uğrastığımızı farkedıp ısten soguma noktasına kadar gelebıliyorum. İnsanların ne kadar basıt seylerı anlayamadıgını ne kadar basıt seylerı dunyanın en onemlı ısinı yapıyomus gıbı sunabıldıklerıni, yalakalık sınırımızın ne oldugunu falan farkedip korkuyorum huylanıyorum falan. Anlıycağınız iyice cikmaza duşüyorum. Bunu kimseyede anlatamıyorum cunku ınsanlarımızın %80ınde karsı taraf gibi bakıp dusunme ozellıgı olmadıgı ıcın (buna bıcok ınsana gore bende dahılımdır kesın) baskalarına anlatınca, ben sorunlu herseyı fazla sorgulayan ınsan oluyorum.. benı bı noktaya kadar anladıgını dusundugum bır ıs buyugumun soyledıgı gıbı “bu ıslerdır boyledır hayal” J çalışma hayatında sanırım esas nokta bu.. Düşündümde J ben en iyisi bu kuralı uygulayayım J

- Aşk hayatım

Ask hayatımda dusunmenın boyutlarını size burdan hata herhangi bırıne (buna kendımde dahıl) herhangı bı yerden anlatabılecegımı sanmıyorum.. ya gercekten benım beynım cok kompleks calısıyo yada ben cok salagım ama herseyı karısıklastırarak bı ıs becerdigımı dusunyorum.. bılmıyorum.. belkıde yasadıgım seyler, beni normalde dusunmedıgım komplekslıkte seylerle karsılastırdıgı ıcın boyleyım ama neler dusunuyorum nereleden neler cıkarıyorum bılemezsınız.. peki bu benım ne işime mi yarıyo? hiccc. Derın bı mutsuzluk ıcerlerde bı yerlerde.. nese bu konu hakkında fazla konusmak ıstemıyorum aglamayı düşünmeyi sevmemekten daha cok sevmiorum :P

- Sosyal hayatım

Arkadaslarım.. aslında onlarla cogu zaman dusunmeyıp oldugum gıbı olmaya calısmakla beraber bazen cok yoruldugumu hıssedıyorum. Cunku cok cok buyuk ıhtımalle cogu zaman ortamda ugrasılcak ve satasılacak ınsan ben secılıyorum.. bu sadece sosyal hayat ıcın gecerlı degıl aslında.. aile hayatı ıs hayatı hepsınde boyle.. gızlı bısey var heralde bende .. nie bilmiyorum ama bu bazen gercekten kımse tarafından sevılmedıgım hıssı uyandırıyor bende ve ben cok yoruluyorum ve kendımı cekıyorum.. en rahat oldugum ortam bazen en cok kasıldıgım ortam halıne gelebıliyo.. dusunuyorum yıne neden bu hale geldıgımı.. sonra dıorum ki maalesef ben boyleyım.. ıstesemde fazla kıbar olamıyorum, çıtkırıldım nazik kızlardan olamıyorum.. ıstesemde ınsanların derın konuları paylasabıleceğı bırı degılım.. sadece canı sıkkınken bana bıseler anlatır ınsanlar, sadece ozaman arar.. sanırım ben sadece ozamanlar bıseler soyleyebıliyo ve cumle kurabıliyorum.. belkıde ıcten ıce bende hep mutsuzumdur olamazmı? Diğer konularda içim boş görülüyodur belki, hatta belki gerçektende öyledir.. Bunuda dusunuyüm ben en ıyısı bı ara J

- Aile hayatım

Aile hayatımda dusuncek cok sey var muhtemelen ama gercekten dusunmuyorum saldım gıttı.. neden olaylara bu kadar farklı baktıgımızı neden benım bazı seylerı yaptıgım yada yapmadıgım zaman vıcdanen bu kadar rahatsız oldugumu neden onlarla cok fazla derın mevzular konusmak ıstedıgımı bılmıyorum.. bunu basıtce yas ve jenerasyon farkı denen herkesın agzındakı olguya baglıyorum kafamda ozetle ama aslında sanırım cocukluguma kadar ınebılecegımız derın karakter mevzuları vardır ama nedense ben bunu dusunmek ıstemıyorum J ılgınc demi J

İste boyle. Neden dusunuyoruz bilmiyorum ama dusununce sunu buldumkı ben aslında beynımı gercekten aldırmak ıstıyorum J belkide aslında yoktur oyuzden amelıyat kısa surer bellımı olur J

SevgilerJ

18 Kasım 2008 Salı

Ve olan oldu..kacınılmazdı.. (2006-2008)

Dün sanırım hayatımın en güzel günlerinden biriydi.. Süper süper bi film izledim.. Hayatımda belkide beraber olmaktan en çok zevk aldığım grupla beraber.. Sanırım hep beraber yaptığımız son aktiviteydi.. Ama final gecesi olarak düşünürseniz süperdi.. Zekalarına hayran kaldığım bi grup insanın film tartışmalarını dinlemek, şarap nargile keyfi yapmak,ağlamak ve gece sonunda hayatımın insanı dediğin kişiyle huzur içinde uyumak..

Dün uykuya dalmadan önce sana söylediğim son şey, "Sen o adama benziyosun" olmuştu.. Duymadın.. Belki sen, biraz anlarsın die sevinmiştim.. Belkide senin ADA'n benimdir die sevinmiştim.. Çünkü öyle güzel baktın ki.. Ama aleni bir şekilde görmeme rağmen görmezden geldim belkide gözündeki hüzünü.. Görmemeyi tercih ettim belkide.. 2 sene boyunca aynı şeyi yapmadımmı zaten?

Yazının başlığı dün izlediğim o şahane filmden alıntı evet.. ISSIZ ADAM.. Tam hatırlayamıyorum gerçi ne söylendiği ama buna benzer bişeydi işte.. Ve evet, şimdi bende soruyorum kendime.. "Sonu belli olan bişeye,içten içe bigün olacağını hatta tekrar olacağını bildiğin halde nasıl kanarsın ki bu kadar?"

Nasıl kandım yaaa.. O kadar inanmak istedimki.. Okadar istedimki bana baktığında gözlerinde gördüğüm şey gerçek olsun.. Olmuyo ama.. Şimdi o repliğe neden bu kadar takıldığını daha iyi anlıyorum.. "Zor be anne, çok zor" ve kızın ne hissettiğinide.. Of allahım buna nasıl dayanacağımı bilmiyorum ben.. Çok yorgunum.. çoookk..

Artık yokum hayatında.. Aslında benım yoklugumun seni sarsmasından çok, belkide senin yokluğun sarsacak beni.. Artık bana bakışların yok, vakumlu öpücüklerin yok, kolunda uykuya dalmak yok.. Elele yürürken gururdan başımı yukarda tutmak yok.. O bayıldığım burun kenarından öpemiycem artık.. Halı saha maçlarını büyük bir keyifle izlemek yok.. Maç boyunca bakıp bakıp allahım ne kadar tatlı ve ben ne kdar sanslıym diye iç geçirmek yok.. Nargile içmek yok (belkide hiç olmamıştı kimbilir).. Çatıda çorba içmek yok..Hatta çayı şekersiz içmekte yok..

Farklı bir hayat var artık.. Farklı.. Çook farklı.. Farklı şehirlerde, farklı insanlar, farklı evlerde yaşanacak bir hayat var.. Bundan çok farklı.. Çünkü bütün bunlara böyle dayanamam..Onla aynı havayı solurken değil.. Heran görebilecekken değil.. Ankara, şehrim, gençliğimi saflığımı burda bırakıp gidiyorum ben.. Son 4-5 ayımızı güzel geçirelim bana yardım et olurmu? Lütfen.. Bari sen yardım et..

Senden de özür dilerim.. Ben senin Ada'dan umduğun gibi mücadele etmiycem.. Evet belki sen senden beklenmeycek şeyler yaptın yada buna gerçekten inanıyosun ama ben mücadele etmiyceğimi söylemiştim zaten.. Benden bu kadar..

Ve tabi teşekkürde ederim.. 2 yıl 2 gün için çok teşekkür ederim..

Bana yalan söylediğin için değil, sana artık inanmadığım için yıkıldım..

19 Ekim 2008 Pazar

...Herkesten çok özür diliyorum...

23 yaşındayım.. belkide 24 yaşındayımdır bilmiyorum aslında :) bu zamana kadar neyi dogru yapıp neyi yanlış yaptığımı hiç düşünmedim aslında.. Ama artık düşünüyorum.. Çünkü kendimle ilgili ciddi endişeler taşıyorum bu ara..

Gerçekten iyi bir dostmuyum, iyi bir sevgilimiyim, gerçekten insanlara göstermeyi umduğum, uğraştığım çabayı gösterebiliyomuyum, yoksa herşeyi berbat etme yeteneğimmi var.. İnsanlardan bana göstermelerini beklediğim saygıyı hakediyomuyum gerçekten??

Ben sadece anı yaşayamıyorum. Sürekli düşünüyorum.. Beynim ya gerçekten fazla kompleks çalışıyo yada ben kendimi fazla büyütüyorum bilmiyorum.. Neyi yanlış yapıyorum? Sohbetimmi sıkıcı, tepkilerimmi rahatsız edici.. Lütfen bunun cevabını biri bana bulsun çünkü ben başa çıkamıyorum..

Sadece herşey iyi olsun istiyorum.. Herkes için.. Ama belliki, içimde tutmak istemediğim kin, nefret, gereksiz hatıralar,unutamadığım anlar elimi kolumu bağlıyo sanırım.. Değişmeye çalışıcam, çalışıyorum.. Kötü taraflarımı yontmaya çalışıyorum.. Çünkü gerçekten değer verdiğim insanların benden bu sebepten uzaklaşmalarını istemiorum..

Şu ana kadar, dilim, söylediklerim, yaptıklarım ve tepkilerim yüzünden üzdüğüm herkes, çççoooook özür dilerim.. Yanımda olunki, bende bunun üstesinden geliyim.. Gerçekten buna değer biseyler olduğunu düşünyosanız bende, beni lütfen bırakmayınn...

17 Ekim 2008 Cuma

Önemli olan zamana bırakmak değil, zamanla bırakmamaktır...


Bir tarafı git derken nasıl kalır insan.. Bir tarafı hiç güvenmezken ve içten içe asla güvenemeyeceğini bilirken eskisi gibi, neden gitmez insan? Acı veriyo böylesi..Gözlerine bakarken için eriyip gidiyo ama bakmıyosun..Sürekli yaşadığın hayal kırıklığı ve kalbine batan cam kırıkları varken içinde, nasıl bakarsın? Nasıl derin nefes alamazsın yanında belkide anlıycak diye..Neden korkar ki insan böyle bir durumda karşısındaki can acısını, kanayan kalbini görecek diye.. Hıçkırarak ağlamaktan şişen gözleri bile görmeyen bir insan, böylesine derin bir yarayı nasıl görür ki??

Canım yanıyo.. Filmlerde falan söylendiğinde amma arabesk dediğim şey, şimdi sürekli dökülüyor dudaklarımdan..Canım ölesiye yanıyo...



Ben ben değilim sanki.. Bazen çok iyi, bazen çok kötü, bazen sağır, bazen dilsiz, bazen ruhsuz.. Bunun bi açıklaması yok. Ama zaman, beynimden söküp çıkarması gereken şeyleri almıyo benden.. Onun yerine sürekli beynimin içini canlı tutuyo, daha önce farketmediğim, görmediğim ayrıntıları,dip notları görmem için.. Canım her geçen gün daha fazla yanıyo sanki..

Çıkmazda, hiç anlamadığım,çözemediğim bir düğüm, çıkışsız bi labirentte gibiyim.. Oyun gibi..Ne sonunu görüp kazanabiliyorum, nede ortasında çocukluk yapıp ben oynamıyorum diyebiliyorum.. Elimden tutsun istiyorum, ELİMDEN TUT İSTİYORUM, ama sen görmüyosun beni..Unutmamı bekliyosun,hatırlamamamı,derinlere gömmemi,sana eskisi gibi davranmamı bekliyosun,yapmayınca kızıyosun.. Seni o kadar iyi tanıyorumki.. İki yolumuz var önümüzde.. Ben bunu unutmadıkça sana anlatmak istiycem acımı, ben anlattıkça sen zamanlar kulaklarını tıkayacaksın, sonra dinlemek istemeyeceksin, unutacaksın beni zamanla.. Ben unutmadikça ve anlatmadıkca seni unutucam.. Çözemiyor, korkuyorum :(

Artık seni sevmekten koruyorum kendimi..Kapatıyorum..Gözlerine bakmaya dayanamıyorum,oyüzden gözlerine bakmıyorum..Koklamaya dayanamıyorum, öpünce yüreğim titriyo, öpmüyorum.. Çıkmazdayım ben.. Güvenebilsem biraz, belki çekip kurtarırsın beni, uzattığın elini tutarım belki gözüm kapalı.. Şimdi sanki ne sen elini uzatıyosun, ne ben tutabiliyorum..Nasıl yaptın bunu bize? Nasıl?

Beni belki çok iyi belkide hiç tanımıyosun..Bilmiyosun bunu kabul etmenin benim için ne kadar zor olduğunu,bununla yaşayıp saygımı, kendime olan saygımı korumanın ne kadar zor olduğunu.. Çünkü şimdi farkediyorumki, sen beni değil, seni koşulsuz seven hayali tanıyosun..Ne kadar çok şeyden vazgeçiyorum senin için, ne kadar çok değişiyorum.. Bunu benden sen istemedin biliyorum, bunu BEN seçtim.. Ama yinede, bana böylemi cevap veriyosun?

Son zamanlarda dünyayı buğulu görüyoken ben gözlerimden düşmeyi hazır bekleyen damlalardan, sen gözlerime bakıp ışıltımı görüyosun? Ben yapamıyorum artık..Vazgeçmekten çok korkuyorum, zamanla bırakmak istemiyorum ama vazgeçiyorum sanırım.. Üzgünüm..

Bunu hiç okumaycaksın biliyorum, ama ben çok üzgünüm...

18 Eylül 2008 Perşembe

Olley hatırladımm :)

En son yazımdan beri baya zaman gecti sanırım.. Ama yinede aklım hep buraya bişeler yazmaktaydı..

Değişiyorum ve bu değişimi içten içe inanılmaz kuvvetli hissediyorum. Şu aralar yaşadığım huzursuzluk zaten bu değişimi isteyip istemediğim yada bu değişimin iyi olup olmadığını sorgulamakla alakalı.. Çünkü belkide ilk defa içimin sesinin bana ne söylediğini yada daha doğrusu söylediğinin doğru olup olmadığı yada inanıp inanmamam gerektiğini bilemiyorum :(

Düşünüyorum, çok seviyorum, çok nefret ediyorum, çok çıkmaza düşüyorum, çok mutlu oluyorum, çok hüzünleniyorum, çok canım yanıyor.. Ve bütün bunlar aynı anda olabiliyor.. bilmiyorum bu gerçekten ne hissettiğimi anlatabiliyomu size.. yada birine bisey anlatması gerekiyormu? Sanırım bu blok benim iç sesimle sesli konuşmam gibi birşey olacak.. Ve çok büyük ihtimalle kimse okumuycak yada işte ne biliyim.. Ben ve yine ben olcaz bu blokta..

Yine saçmalıyorum.. çünkü şu an yine çok huzursuz ve çok hevesli duygu karışımdan var bende.. Bu karışımla blok yazmayı bide siz deneyin bakalım yapılabiliyomu? :)

Gittim ben...

09 Eylül 2008 Salı

Baslamali dedik, kaldik, herseyde olduğu gibi..

Bu blogu yazmaya karar verdiğimde baya karışık bir durumdaydım.. Ama şuanda belki ondan daha karışık bir durumdayım.. Yazmak.. Eskiden sıkıldığım her anda elime kağıt kalem alıp kelimelerin dökülmesini izlerken, şimdi yazmak ne kadar uzak geliyoo.. O nedenledir ki işte, başlamalı bir yerden..

Ne garip bir hayat yaşadığımızı farkediyorum hep.. her gün br öncekinin aynısı gibi gelirken bi bakıyosunuz aslinda yaptığınız hiçbirşeyi bi daha tekrarlamıyosunuz.. Peki ozaman neden hep aynı şeylerin peşinde koşup, hep aynı şeyler için acı çekiyoruz.. Neden hayat aslında hiç aynı şeyleri yaşatmıyoken bize, biz ona sıkı sıkıya tutunup peşinden koşturuyoruz?

Biliyorum, salak geliyo soöylediklerim.. ama benim kafamdada o kadar salakça şeyler dönüyoki.. Buda benim içimin bi yansımasıysa eğer, bende acaba sanılandan dahamı salağım :)

Neyse, başlamalıydı bi yerden, ucundan kıyısından, salakça yada akıllı başladık işte.. :) Devamı artık nasılsa gelir :)